Geçenlerde durup "Benim bir blogum vardı değil mi?" diye düşündüm, o "geçenler" geçeli yıl oldu; ben daha yeni gelebildim buralara.
Aslında yazmamı dört gözle bekleyen bir takipçim bile yok ama ne yaparsın, insanın canı sıkılmayagörsün, hemen böyle şeyler oluyor. Bunun sonucunda da Asyasever bloga dönmeye karar veriyor. Yani demem o ki, ben geri döndüm millet!
Ama gidişim de dönüşüm de muhteşem olamadı :/
Artık bi' kaç gün sonra, başımıza bir kaza bela gelmezse, bir de buraları unutuvermezsem tabii, görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın!
12 Ağustos 2015 Çarşamba
20 Ocak 2015 Salı
Hana Yori Dango (2005)
Ve tabii ki Hana Yori Dango. Boys Over Flowers'ı izlemedim (izleme gereği duymadım) çünkü bu mükemmel dizinin üzerine gül koklamak gibi olurdu bence. Cidden oyuncuların profesyonelliğiyle, müzikleriyle ve tabii ki Jun Matsumoto'yla muhteşem bir diziye dönüşen bu yapımı gençlik dizilerinin şahı ilan ediyorum.
Makino Tsukushi: "Yabani ot" Makino. Hırslıdır kendileri, Domyouji'ye savaş açarak kalbini kazanmıştır istemeden. Öyle ahım şahım bir güzelliği olmasa da Hanazawa Rui'yi bile etkilemiştir, bir şekilde (ben ne kadar göremesem de) bir çekiciliği var herhalde. Ama severim kendisini. İyi kızdır vesselam.
Hanazawa Rui: Maalesef bir türlü sevemedim bu karakteri be. Elmayı rendeleyerek yiyen, yangın merdivenlerinde kitap okuyan, durup dururken Makino'nun kafasını karıştıran ilginç bir insan evladı. Kemanseverlere duyurulur kendisi kemancıdır. "Makino" deme tarzına bayılıyorum ama,yani yiğidi öldür hakkını yeme şimdi.
Aman da aman köpekten de korkarmış. Ben de çok korkarım ne çok ortak özelliğimiz var ya ^-^
Best Couple'ımıza ömüür boyu mutluluklar diliyor, OST'larla yazımı bitiriyorum.
Planetarium
Flavor of Life
Love so Sweet
Sağlıcakla kalın.
-arigato
Konusundan bahsetmeme gerek var mı bilmem çünkü zaten tüm BOF izleyicileri biliyordur. Ama yine de karakterlerden bahsedelim.
Domyouji Tsukasa: Cidden en büyük fanıyım diyebileceğim kişi, Jun Matsumoto'nun oyunculuğuyla hayat bulmuş bu karaktere cidden bayılıyorum. Çocuksuluğunun yanında büyük bir olgunluğa sahiptir Domyouji-sama. Ve aşkı için her şeyi göze alması cidden hepinizi etkileyecektir. En mükemmel karakterlerden biridir benim için.
Makino Tsukushi: "Yabani ot" Makino. Hırslıdır kendileri, Domyouji'ye savaş açarak kalbini kazanmıştır istemeden. Öyle ahım şahım bir güzelliği olmasa da Hanazawa Rui'yi bile etkilemiştir, bir şekilde (ben ne kadar göremesem de) bir çekiciliği var herhalde. Ama severim kendisini. İyi kızdır vesselam.
Hanazawa Rui: Maalesef bir türlü sevemedim bu karakteri be. Elmayı rendeleyerek yiyen, yangın merdivenlerinde kitap okuyan, durup dururken Makino'nun kafasını karıştıran ilginç bir insan evladı. Kemanseverlere duyurulur kendisi kemancıdır. "Makino" deme tarzına bayılıyorum ama,yani yiğidi öldür hakkını yeme şimdi.
Mimasaka Akira: Tip açısından yorum yapmak istemiyorum :( Ama dizi boyunca sevdiğim karakterlerdendir. Makino'nun büyük destekçilerinden olmasından mıdır nedir, seviyorum işte yani, olgun bir insan olduğunu düşünüyorum. Ama mafya babasıdır kendisi, korkulur valla.
Nishikado Sojiro: F4'ün playboyudur. Sevemedim gitti. Soğuk nevalenin tekidir kendisi. Yuuki gibi güzel bir kızın aşkına karşılık vermeyip o çirkin kızı beklemekten hiç üşenmemesi, sevmemem için iyi bir neden bence. Ama F4 üyesi olduğu için, idare eder diyelim.
Daha birçok karakter var ama onları diziyi izleyip görmeniz gerektiğini düşünüyorum. Dizi iki sezondan oluşuyor, ilk bölümlerde sabretmenizi tavsiye ederim, zaten bir müptelası oldunuz mu, gerisi çorap söküğü gibi geliyor.
Aman da aman köpekten de korkarmış. Ben de çok korkarım ne çok ortak özelliğimiz var ya ^-^
Gerçekten çok marjinal bir çift olduklarını düşünüyorum. Şahsına münasır insanlar olmalarından mıdır nedir artık bilemem ama, ilginç bir şekilde tezatın mükemmel uyumunu gösteriyorlar.
Bu dizide ağlayan var mıdır bilmem ama,ben bayağı bir ağladım. Egoist Domyouji-sama yine lütufta bulunup, Makino'yla birlikte olacağını söylüyor.
Ah romantik ve yeni aşık Domyouji, yağmurun altında saatlerce bekliyor. Aralarındaki aşk da böyle başlıyor zaten.
Best Couple'ımıza ömüür boyu mutluluklar diliyor, OST'larla yazımı bitiriyorum.
Planetarium
Flavor of Life
Love so Sweet
Sağlıcakla kalın.
-arigato
11 Ocak 2015 Pazar
DİZİLERİN KRALI: I'm Sorry, I Love You
Şimdi herhangi bir anket yapılsa ve soru "En sevdiğiniz Kore dizisi hangisidir?" olsa, şüphesiz Secret Garden ya da BOF denir. Ama ben diyemem kardeşim, sonra bu diziye yazık olmaz mı? Sonra Ji Sub'um "Vay be, ne çabuk unuttun salya sümük zırladığın, zırlamaktan tıkanan burnun yüzünden nefes alamadığın günleri ha?!" demez mi? Belki demez ama çok ayıp olur be.
İşte bu yüzden ilk olarak bu mükemmel diziyi anlatmaktan gurur duyarım. Final bölümünü açıp açıp kendime eziyet ettiğim, OST'larıyla kafayı bulduğum, etrafta bir süre "Saranghaeyo ajussi." diye gezinmeme sebep olan bir dizidir kendisi. Ji Sub'un Küçük Emrah bakışlarıyla ve Im Soo Jung'un bal dudaklarıyla anlam kazanmıştır.
Gelelim karakterlere:
Cha Moo Hyuk: Kore'nin Küçük Emrah'ı olarak nitelendirebileceğimiz bir şahsiyettir kendisi. Çok çileler çekmiştir, çok yalnız kalmıştır. Bir de sevdiği kız -kendisine dizi boyunca sonsuz nefret besledim- yüzünden beyninden vurulmuş olup, ölümle burun buruna kalmıştır.
Dizi boyunca bakışları kalbinizin derinlerine kazınacak emin olabilirsiniz.
Song Eun-Chae: Bal dudaklı kızımız Eun-chae, Chae kızlarının ortancası olup biraz saftır (Eun-chae severler kusura bakmasın ama maalesef öyle); kendi olaylarıyla kafayı bulmuş ajussinin kendisi için Kore'ye geldiğine inandırmıştır kendini. İlk başta "Amma salak kızmış bu yaa." dediğim ama sonradan hakkında fikrimin değiştiği bu kız, iyidir be. İyi yani sevilesi bir insan.
Choi Yune: Iyy bu karakteri anlatmasam olmaz mı :/ Yani adamın kendisini seviyorum yanlış anlaşılmasın ama karakterden nefret ediyorum denebilir. Aşırı şımarık olduğunu düşünüyorum. Benim ajussim onca zorluk çekmiş sende para pul gırla niye şımarıyorsun şükret be şükret!
Gaza geldim galiba Yuneseverler kusura bakmayınız.
Oh Deul Hee: Kendisi Moo Hyuk'un öz; Yune'un üvey annesidir. Bazen nefret ettiğim bazense "Bu kadın da az çekmemiş be!" dediğim, beni iki duygu arasında bırakıp, duygu karmaşası yaşamama sebep olan bir bayandır. Kendisi hakkında "-Yorum yok.-" ifadesi kullanmak ister idim lakin olmadı.
Diziyle ilgili spoiler vermek istemiyorum sonra tüm heyecanı kaçabilir. O yüzden siz kırın dizinizi, oturup izleyin dizinizi. (Ağır kafiye içermektedir.) Ama bazı sahnelerden replikler paylaşacağım. Merak etmeyin spoiler vermiyorum :D
Ahhh bu sahne... Valla bu sahneyi açıp açıp mazoşistçe kendime işkence ettiğim bir sahnedir.
Ağır reenkarnasyon içeren bir cümle olmakla beraber etkileyici bir sahnedir vesselam.
Ah işte bu sahnede kızımız ağladıkça ben ağladım. "Saranghaeyo, saranghaeyo ajussi (acoşşii~ şeklinde okuyunuz)." deme şekli nedense çok hüzünlüydü.
Bundan sonrasında spoiler var DİKKAT!! Ama bu sahneyi anlatmazsam içimde kalırdı be.
"Hayattayken bile öylesine yalnızdı ki, onu bu halde bırakamazdım. Hayatımda bir kerecik olsun, kendimi düşünüp, kendim için yaşayacağım. Bu suçsa, seve seve cezamı çekmeye razıyım."
Buyurun bunlar da birbirinden mükemmel OST'larımız... Halen daha dinlerken içim çıkıyor be.
Park Hyo Shin- Snow Flower
http://www.youtube.com/watch?v=nR1WyfYLLiU
http://www.youtube.com/watch?v=vGAzswvsr8E
ve en sevdiğim:
http://www.youtube.com/watch?v=Ni8AwZcA_ZE
Hadi bakalım dinleyin de azıcık melankoliğe bağlayın. He bi' de sağlıcakla kalın :)
-arigato
İşte bu yüzden ilk olarak bu mükemmel diziyi anlatmaktan gurur duyarım. Final bölümünü açıp açıp kendime eziyet ettiğim, OST'larıyla kafayı bulduğum, etrafta bir süre "Saranghaeyo ajussi." diye gezinmeme sebep olan bir dizidir kendisi. Ji Sub'un Küçük Emrah bakışlarıyla ve Im Soo Jung'un bal dudaklarıyla anlam kazanmıştır.
Gelelim karakterlere:
Cha Moo Hyuk: Kore'nin Küçük Emrah'ı olarak nitelendirebileceğimiz bir şahsiyettir kendisi. Çok çileler çekmiştir, çok yalnız kalmıştır. Bir de sevdiği kız -kendisine dizi boyunca sonsuz nefret besledim- yüzünden beyninden vurulmuş olup, ölümle burun buruna kalmıştır.
Dizi boyunca bakışları kalbinizin derinlerine kazınacak emin olabilirsiniz.
Song Eun-Chae: Bal dudaklı kızımız Eun-chae, Chae kızlarının ortancası olup biraz saftır (Eun-chae severler kusura bakmasın ama maalesef öyle); kendi olaylarıyla kafayı bulmuş ajussinin kendisi için Kore'ye geldiğine inandırmıştır kendini. İlk başta "Amma salak kızmış bu yaa." dediğim ama sonradan hakkında fikrimin değiştiği bu kız, iyidir be. İyi yani sevilesi bir insan.
Choi Yune: Iyy bu karakteri anlatmasam olmaz mı :/ Yani adamın kendisini seviyorum yanlış anlaşılmasın ama karakterden nefret ediyorum denebilir. Aşırı şımarık olduğunu düşünüyorum. Benim ajussim onca zorluk çekmiş sende para pul gırla niye şımarıyorsun şükret be şükret!
Gaza geldim galiba Yuneseverler kusura bakmayınız.
Oh Deul Hee: Kendisi Moo Hyuk'un öz; Yune'un üvey annesidir. Bazen nefret ettiğim bazense "Bu kadın da az çekmemiş be!" dediğim, beni iki duygu arasında bırakıp, duygu karmaşası yaşamama sebep olan bir bayandır. Kendisi hakkında "-Yorum yok.-" ifadesi kullanmak ister idim lakin olmadı.
Diziyle ilgili spoiler vermek istemiyorum sonra tüm heyecanı kaçabilir. O yüzden siz kırın dizinizi, oturup izleyin dizinizi. (Ağır kafiye içermektedir.) Ama bazı sahnelerden replikler paylaşacağım. Merak etmeyin spoiler vermiyorum :D
Ahhh bu sahne... Valla bu sahneyi açıp açıp mazoşistçe kendime işkence ettiğim bir sahnedir.
Ağır reenkarnasyon içeren bir cümle olmakla beraber etkileyici bir sahnedir vesselam.
Ah işte bu sahnede kızımız ağladıkça ben ağladım. "Saranghaeyo, saranghaeyo ajussi (acoşşii~ şeklinde okuyunuz)." deme şekli nedense çok hüzünlüydü.
Bundan sonrasında spoiler var DİKKAT!! Ama bu sahneyi anlatmazsam içimde kalırdı be.
Eun-chae burada öyle bir şey söylüyor ki, cidden üzerinde -nedendir bilinmez-
fazlaca düşünmüştüm."Hayattayken bile öylesine yalnızdı ki, onu bu halde bırakamazdım. Hayatımda bir kerecik olsun, kendimi düşünüp, kendim için yaşayacağım. Bu suçsa, seve seve cezamı çekmeye razıyım."
Park Hyo Shin- Snow Flower
http://www.youtube.com/watch?v=nR1WyfYLLiU
http://www.youtube.com/watch?v=vGAzswvsr8E
ve en sevdiğim:
http://www.youtube.com/watch?v=Ni8AwZcA_ZE
Hadi bakalım dinleyin de azıcık melankoliğe bağlayın. He bi' de sağlıcakla kalın :)
-arigato
10 Ocak 2015 Cumartesi
HERKESE BENDEN MERHABA!
Öncelikle herkese benden kocaman MERHABALAR! :) Uzun zamandır planladığım blog açma fikri bu zamana nasipmiş.
PEKİİ, BU BLOG NEDEN AÇILDI?
Efendim,bu blog can sıkıntısından ölmek üzere olan bir genç kızın Koreseverlere, Kore ve Uzakdoğu'yu tanımak isteyenlere fikir vermek amacıyla açtığı bir blogtur, ha bi' de can sıkıntısından kurtulmayı amaçlamıştır bu kızımız.
Kazara buralara yolunuz düşerse, eleştirmekten çekinmeyin lütfen :)
-arigato
PEKİİ, BU BLOG NEDEN AÇILDI?
Efendim,bu blog can sıkıntısından ölmek üzere olan bir genç kızın Koreseverlere, Kore ve Uzakdoğu'yu tanımak isteyenlere fikir vermek amacıyla açtığı bir blogtur, ha bi' de can sıkıntısından kurtulmayı amaçlamıştır bu kızımız.
Kazara buralara yolunuz düşerse, eleştirmekten çekinmeyin lütfen :)
-arigato
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















